31 Aralık 2009 Perşembe

Son Gün Batımı


Daha önce son blog olacağını söylediğim bir blog yayınlamıştım fakat bu görüntü kendini en sona atabilmeyi başardı...

Eminönün'de yılın son çekimini yapmış vapuruma binmek üzereyken,dikkatimi önce güneşin batışı akabinde hemen yanımdakı balıkçı teknelerinin arkasından daha önce gördüğümü hatırlamadığım bir görüntüydü bu..

2009'a bu görüntü ile İstanbul'dan veda ediyorum..Getirdiği ve götürdüğü herşey ile..



fotoğrafın da üzerine tıklamayı unutmayın



Merhaba 2010 ! Getireceği ve götüreceği herşey ile..

L

24 Aralık 2009 Perşembe

Güz Yapraklarından Sonra


2009'un bu son günlerinde ısrarla kar yağmaması sayesinde yolumun düştüğü Ortaköy'de ufak bir tur sonrası gözümden görünenler..

Hayat devam ediyor..





çocuğun gösterdiği şey





köylerdeki ihtiyar heyetini anımsattı bana.köpek de köydeki bekçi niteliğinde.

sevdiğim yerlerden biri.hele ki eski dostlarla gidince tadından yenilmiyor.



yaşasın minareler !


bir sihir varmış gibi yaşamak..simitçisi soğuk havası ve her an karşımıza çıkardığı sürprizleri ile..sen gibi..

2 kafadarın balık sohbetleri pek keyifliydi.tartışma derin ve önemliydi.

1 saniye !

heh oldu.
oturduğum banktan,önümde insanların aynı noktada çektirdiği bir düzine fotoğraftan biri.


gri.

erken yaşta kazanılan alışkanlıklar

bu çok güzeldi.bir süre izledim hatta.kedi köfte yiyen kızın karşısındaki sandalyede yerini almış ve bekliyor..her an kaçmaya hazır ve her an avını yemeye.

DT


ve işte güzel insan..



yoğunluk güzel bir şey..hele ki bıraktığı yorgunluk..final haftası merhaba ! merhaba 2010 !

L

9 Aralık 2009 Çarşamba

Paris'in Saklı Kalmış İzleri

Hastalığımın son 3 gününde,sabahları kalkıp da camımdan baktığımda her ne kadar ilk fotoğraftaki manzarayı görmüyor olsam da nedense aklımda bu fotoğraf beliriyor.

Ve son zamanlardaki Paris özlemim bana bu daha önce gün yüzüne çıkmamış olan Paris fotoğraflarımdan günlük yapma isteği uyandırdı.

O kadar ki fotoğraflara damga ya da imza bile koymak istemedim.Gözümden çıktıkları gibi olsun.

Daha önce yayınladıklarımdan daha farklı bir yapıya sahiplar ama önemli olan nasıl oldukları değil..Zaten onlar da blog olarak değildi,benim için en hisli olan yerde bunları yazmak en güzeli..

Şubat 2009

Republique bölgesi.Güzel rütin ve sessiz saatli bir bomba misali..

Picasso Müzesi

Sanat lisesi öğrencileri





Orada bir yerdeyim..

XV. Louis Parkı'nda İmalı bir bakış..

Gördüğümde gülümseten BMW,MERCEDES,AUDI üçgeni.


Boulevard de la Bourdon'ın doğusundakı köprü.

ne kadar da ufak görünüyorlar.

Batı'dan gelen kovboy.

Donuk bir sahne sanki.Siyah adam da kamufle oluvermiş..

La Défense



Grande Arch

Savaş gazileri Arc de triomphe de l'Étoile.Fransız'lar için savaşın simgesel anlamı olan bir noktada,savaş gazileri tekrar altından geçmişti anıtın.


Champ Elysees.Joe Dassin'in de burası için yazdığı çok güzel bir şarkı vardır.
Enfes bir yer..

Beyaz bir kireç kadar soğuk gri bir duvar kadar muntazam,Sacra Coure.

Sevindirici bir sahne.

Hostel'imin girişindeki Cafe.


Centre Pompidou.Buradaki İstanbul Modern tekabülünde olan yer.

Louvre'un bahçesinde bir takım kuzular..Ne kadar da şirinler değil mi..

Louvre.

Trocadero'dan la Tour Eiffel.

Bunu sevdim.Bana anlattıklarını sevdim.

İnsanların tribün oluşturup ( yan yana ) pek fazla sohbet içerisinde olmadan kahve ve türevlerini içme sahneleri.Paris'lilere özel bir durum diye düşünüyorum.Bunu sevmemiştim aslında.

Sein.Ne kadar da güzel bulutlar.Ufak bir özeti bu fotoğraf her an ortaya çıkacak olan insanların.

Yarım kaldı bir şeyler,tekrar gitmem gerek geriye...

O alabildiğine hissettiğim şehire..


L.