30 Ekim 2009 Cuma

Yollar gitmek içindir..

Uzunca bir aradan sonra tekrar blog yazmak için fırsat bulabildim.Son zamanlarda milyon fotoğraf çekip de bunları paylaşamamak oldukça can sıkıcı bir hale dönüşmüştü..

biraz daha bekleseydim belki de işin içinden hiç çıkamam diye daha da bir süre beklemeye alabilirdim kendimi neyse ki olmadı..

bu sefer 5 yıl boyunca bıkmadan usanmadan gidip geldiğim Üniversite yolumun yaklaşık 22km'lik bir kısmında otobüs ile Güney doğrultusunda çektiğim fotoğraflar var..

hemen alttaki haritada tahmini olarak fotoğrafların hangi kısımdan çıktığını gösteren de bir harita var,kırmızı şerit ile olan kısım..

fotoğraflar EOS 5D ile Sepia modunda çekilmiştir,PS müdahelesi yoktur...

peki neden bu fotoğraflar..hep izlediğim bana farklı şeyler hissettiren ve dokusunu sevdiğim en güzeli de otobüsle seyiretmekten çok zevk aldığım görüntüler olduğu içindir..

sepia fena olmadı,içime sindi aslında..

geri aşağıda..










güzel bir grafik verdi burada.









bu favorim.





otoyol kültürü her ne ise sanırım artık ona sahibim..kamyonlar,kazalar,tırlar,sürat yapan arabalar ve akıp giden otobüsler..ve yağmurlar..

bir şeyleri hatırlatıyor bana ama unutmamak için de çok geç değil..


L.

1 Ekim 2009 Perşembe

Merhaba NIKON

Yıllarca uzak durmama rağmen ne zaman Nikon D3 denen aleti çıkardı o zaman bir şeyler değişmeye başladı bende..ve semih 'in de bu aleti alması ile Nikon'a olan antipatim ortadan kalkmaya da başladı..

Neydi D3'de beni ona çeken..bunu aşağıdaki fotoğraflarda göreceksiniz..ve neydi bir NIKON kamera almama neden olan..bunu da göreceksiniz hatta görüyorsunuz..

NIKON lensleri !!


bu 2 fotoğraf benim güzel yavru 5D ve NIKON'un en keskin lenslerinden biri olan 35 /1.4 ais 'un birleşimi sonucu ortaya çıkmıştır ve muhtemelen diyafram da en açık değerindedir ama keskinlik ortada...



ve olan olup D3 benim ellerimdedir artık.ucunda da yine 35 /1.4 ais

bundan sonraki fotoğraflar da bu birleşme formülü ile ortaya çıkmıştır..


bu lens bir leitz kalitesinde olmasa bile eğer leitz'e 10 puan verecekseniz ( ki kullanmıştım onu da daha önce ) bu lens çok rahat 9'u hak eder.



gözünü kırpmadan 3200 iso'larda gezinebilmek güzel bir şey kesinlikle..


DSLR kamera ve onlara uyumlu olan lensler arasında olabilecek en mükemmel uyum bu olabilir diye düşünüyorum.fotoğrafın büyük halindeki keskinliğe bakın.ve bu sonuç en açık diyafram f/1.4'de ortaya çıkmıştır !





bir okyanusun içinde yüzlercesi seni su üstünde tutabilecekken sen sadece bir dolap ile kendini sınırlıyorsun.işte seçicilik de budur...


gözlükteki detaylara da bakın.tekrar diyaframın en açık değerindeydi bu ve sonuç..

tabi ki söylemek gerekli ki D3 aletinin sensörü de oldukça keskin logaritmik değerlere sahiptir.bu yüzden müthiş bir uyum zaten.


bu biraz alakasız ama yazı ilginç.


lensin ters ışık performansı.o sahnede gözlerimi bile açmakta ve önümü görmekte zorlanırken rastgele netleyip rastgele deklanşöre basmıştım..

ortada ne ghost var ne de lens flare


bunu da ayrı bir sevdim..

burada f değeri 2.8'idi.dokunun tonları ve keskinlik !!


ve bütün bunlar benim için son damla oldu..alakasız bir şekilde kafamda yokken kendimi bir adet NIKON F3 ve bir adet NIKKOR 50/1.4 AI alirken buldum..


kamera kayışı tamamen bütünleşik duruyor,normalde orjinal kayışı bu değil fakat bunu tercih ettim.kesinlikle klasikliğini yüceltiyor aletin.



-kamera'nın üstünde pilin bitme ihtimalini göz önüne alarak 1/80sn hızına ayarlanmış bir mekanik deklanşör daha bulunuyor !

-Neil Armstrong Ay'a adım attığında ( eğer gerçekten gitmişse ) bu kamerayı kullandığı
söylenir.

-Kamera'nın üstünden direk prizmadan gelen görüntüyü görme ve bu şekilde kadraj alma
imkanı var.bu özelliği de dün Kabataş motorunda kullandım,oldukça heyecanlıydı.farkına bile
varmadılar.

-Deklanşör sesi tahrik edici !!

-Titanyum bir perdeye sahip !!





bütün bunlarla birlikte artık ben aynı zamanda bir NIKON'cuyum..

hayırlı olsun ^^