29 Eylül 2009 Salı

11.B Antrepo No.3

eminem'in yeni albümü ile birlikte kafamda harmanlanan bu fotoğraflar..ritimler..özlemişim adamın sesini..

yaşlanıyoruz..

11.Uluslararası İstanbul Bienal'i Antrepo No.3,öncesinde Tophane'nin karşısında ara sokakta çok güzel bir kahvaltı yapma yeri.


Ve Melis.Bienal kitapçığı ile birlikte..



diğerleri de gelince..İstanbul her şeyi ile her semtinin görülmesi gerekilen bir şehir.


hararetli bir tartışma ve "insan neyle". gölgelerinin üst üste düşüşü !!


karşınızda tam bir fotoğrafçı duruşu var.kimse öğretmese bile doğal bir zihinsel süreç ve fotoğrafçının bu duruşu.yani dizlerini de kırabilirdi ama bel ve boyun sadece.


hastaneden gelen insanlar..


içeri girdikten sonra ilk dikkatimi çeken şey.genel olarak söylemek gerekirse antrepo'da ortadoğu rüzgarları var..tabi bu da Suriye planımın iptal olmasının üstüne gelmesi güzel oldu.fakat medeniyetin doğduğu yerleri orada hissetmek bile güzeldi.


Yaşar'ın sanat anlayışı. ^^


bir mektup..

Da Vinci'nin çalışmalarını tersten yazışı gibi yazmalar vardı duvarlarda,zekice bir düşünce ama pek de işe yaramamıştı..



?

less is more..


onlarca fotoğraf.


http://fc02.deviantart.com/fs23/f/2007/312/9/7/equinox_by_lkopuz.jpg gibi.



sanat'ın sorgulanamaz olduğunu düşündüren bir fotoğraf.en azından bienal'ler için.toplum için olanı insanın beyninden uzaklaştırıp da tekrar insanın beynine yalnızlık ile bütünleştirmek ne kadar da değerli bir şeydir.




bunun pozlamasına bayıldım.




for a girl who is far-far away.. ^^


bana ilham veren şey.


burası en etkileyici yerlerden biri antrepo'da.saatlere kadar dinlenebilir o konuşmalar.


sonrasında Cihangir..



Antrepo No.3'e tekrar detaylar için gidecem,sonra da diğerleri gelecek..

İstanbul en güzel zamanını yaşıyor bu aralar,sanat ve hayat.

Hiç yorum yok: